ZAMAN
KAYBI
Yankısı
vardı seslerimizin
Zifiri
karanlıkların ışığı vardı.
Bir
karşılığı vardı alın teri göz nurunun
Onuruyla
ölçülürdü insanoğlunun değeri
Bir yere
çıkardı sokaklarımız
Hal hatır
sorardı rüzgarlarımız
Anası
ağlamamıştı ana caddelerimizin
Tedirgin
değildi coşkularımız
Bezgin
değildi sevinçlerimiz
Çalınmamıştı bizden henüz
Mavilerimiz,yeşillerimiz
Sus pus
olmamıştı içimizin pır pır eden serçesi
Bizden de
sabırlıydı sabırlarımız
Bardaktan
boşanırdı yağmurlarımız
Derin
alırdık nefeslerimizi
Ve dikkat
kaygan zemin uyarısı yapılmazdı mekanlarımızda
Hayatlarımız kaymamıştı daha
Gerçeğin
yalanına inanır olduk derken
Övünür
olduk fikirsizliğimizle
Ve ölür
olduk,vadelerimizden çok çok önce
Avucumuzdan akıp gitti zaman geri dönüşü artık mümkünsüzdür
Kaybettik
sesimizi laf kalabalığında
Hükümsüzdür
(Gökyüzünde Yanlış Gezen Yıldızlar kitabından)
Kabare Dev
Aynası Yayınları - Ekim-2006

