Tiyatroya gitmeyen toplumlar
Sık sık oyuna gelirler...
Ali Erdoğan

 ana sayfa
 Kabare Dev Aynası
 Oyunlar
 Oyuncular
 Program
 Kabare Hakkında
 Haberler
 Herşey Dahil
 Televizyonda
 Reklam Filmi
 Medyadan
 Videolar
 Turne - Organizasyon
 Çalışmalar
 İletişim

 

Kabare Dev Aynası Facebook'ta

Hemen Bilet Alın

 
 
Artık kabare yapılmıyor
 
  • Mizah her dönemde kuvvetli bir muhalefet olmuş ve fıkralarla, şiirlerle, karikatürle gerekli yerlere uyarılar yapılmıştır. Örneğin Marko Paşa Mizah Dergisi, 1940'lı 50'li yıllarda her türlü baskıya karşın muhalefetin olmadığı yerde muhalefet görevini üstlenmiştir. 1960'lara gelindiğinde de aynı durum söz konusu. Günümüzde ülkemizde de birçok sorun yaşanıyor. Ekonomik nedenlerle göçlerin başlamasının yanı sıra büyük kentlerde problemlerin ardı arkası kesilmiyor. İşte bu dönemde de mizah, muhalefet görevini üstleniyor ve bu sefer muhalefetin adı "Kabare Tiyatrosu" oluyor.
    Bizim kuşağın özellikle kabareyle tanışması daha çok 80'li yıllara rastlar. Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nun oynadığı oyunlar; "Yasaklar", "Deliler" en çok aklımızda kalan kabareler. Bu oyunlar video kasetlere hatta ses kasetlerine çekilir ve yok satardı. Oyunlar kahvehanelerde, video salonlarında oynatılır ve insanlar kahkahadan kırılırdı. Daha sonra birçok tiyatro grubu kabare oynamaya başladı. Ancak 90'lı yıllara gelindiğinde kabare oyunları birden bire kesildi. Bir dönem Ferhan Şensoy oynamaya devam etti. Bugün ise Ali Erdoğan Kabare Dev Aynası Tiyatrosu haricinde kabare tiyatrosu izlemenin imkanı yoktu.

    Kabare tiyatrosunun babası: Haldun Taner
    Türkiye'nin kabare serüveni Haldun Taner'in 1955'te tiyatro eğitimi almak için Viyana'ya gittiğinde izlediği kabare ile başlar. Taner'in ilk kabare tiyatrosu denemesi, 20 Mayıs 1962 gecesi İstanbul'dan Gen-Ar Kulüp’te, sayıca az seçkin bir seyirci kitlesi karşısında gerçekleşirir. Taner bu deneyimini şöyle dile getirir: "1962 yıllarında Adalet Partisi yeni kurulmuştu. Rahmetli Gümüşpala durmadan beyanlar veriyordu. Louis'lerin sayısını şaşırıyordu. Çok muhterem ve sempatik bir zattı. Sonra, bir 147'ler problemi ortaya çıkmıştı. Bu 147 profesör neye uğradıklarını anlayamamıştı... Riçin atılmışlardı, bilmiyorlardı. O günler bu iki meseleyi kalemime takıp beş altı skeç yazdım. Bir de gecekondular sorunu ortaya çıkmıştı. Gecekondudaki insanların özlemlerini yazdım. 'Bu Şehr-i Şehr-i Stanbulki' adlı oyunu dört kez sergilendi"
    Oyunun çok beğenilip tutulması Taner'in kabare doğrultusundaki çalışmalarını sürdürmesinde büyük etken olur. Taner 1967 yılında Devekuşu Kabare'yi kurar. Kabare Tiyatrosu'na yatkın bulduğu Zeki Alasya ve Metin Akpınar'ı kadrosuna alır ve "Vatan Kurtaran Şaban" adlı oyunu, Sıraselviler'deki Kulüp Oniki'de sergilenir. Haldun Taner, neden Kulüp Oniki'yi seçtiğini şöyle anlatır:
    "... Kabare tiyatroları dünyanın her tarafında küçük salonlarda oynanıyor... Bu, oyunun özelliğinden içki içiliyor. Herkes rahatında. Yani dostlar toplantısındayız. Bir muzip dostlar toplantısına gitmişiz. O muzipler bize bir şeyler yapacaklar. Biz de katılacağız onlara, dost gibi. Böyle bir hava"

    Ekonomi Galip, Kabare Tiyatrosu Nakavt
    Vatan Kurtaran Şaban, Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım, Aşk-ü Sevda, Eşeğin Gölgesi, Zilli Zarife, Astronot Niyazi, Dün... Bugün, Ayışığında Şamata, Dev Aynası, Haneler ve Yalan Dünya adlı oyunlarla devam eder kabare tiyatrosu. Umur Bugay, Ferhan Şensoy, Kandemir Konduk, Oktay Arayıcı, Muzaffer İzgü, Adnan Veli ve İsmet Kuntay ise Haldun Taner'den sonraki kabare yazarlarıdır. Bazı oyunları bu ekip birlikte yazar.
    Haldun Taner, 1979 yılında Devekuşu Kabare Tiyatrosu'ndan ayrılır. Ayrılmadan önce 1972 yılında "Kabare bir memleketin nabzıdır. Estetik kaygı, sanat kaygısı kabareden çekildiği zaman yani ölçüsüzlüğe düşüldüğü zaman kabare çok adileşir" diyen yazar, kabare türü bağlamında daha çok ödün veremeyeceğini de düşünmüş olmalı. Bir gece kulübünde seçkin ve aydın bir izleyiciye sunulan Kabare tiyatrosu, zamanla ekonomik nedenlerle yozlaşarak ve daha geniş kitlelere "Maç kalabalığının kabareye dolmasıyla" beklenen sona doğru hızla ilerledi. Bu yüzden 90'lı yıllara gelindiğinde ortada Kabare Tiyatrosu kalmamıştı. Yazar Haldun Taner ise bu tehlikeyi daha 1972 yılında görmüş ve uyarmıştı. Ancak ekonomi galip geldi ve kabare tiyatrosu mağlup oldu.

    Kabare için ne dediler?
    Yazar-tiyatro oyuncusu Ali Erdoğan, kabare tiyatrosuyla ilgili düşüncelerini şöyle anlatıyor:
    "Devekuşu Kabare Tiyatrosu, 1990-91 sezonunda ara verdikleri oyunlarına 'Şuna Buna Dokunduk' oyunuyla geri dönecekti. Oyunun kadrosu oluşturulurken, Doğu, Karadeniz, Ege şivesini konuşabilen bir oyuncuya ihtiyaç duyulmuş. O sırada bir tiyatrocu dostum benim bu şiveleri yapabileceğimi söylemiş. Beni çağırdılar, gittim. Oyunun provalarını Metin Akpınar yapıyordu. Üç skeci, üç ayrı şiveyi yaptırarak okuttu. Başarılı olunca beni kadroya aldı. Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda beş yıl çalıştım. Bu süre içinde Biz Bize Benzeriz, Dünya Hali, Zeki-Metince, Hastane dizilerinde hem yazar hem de oyuncu olarak yer aldım. Kabare tarzında daha önceden de skeç yazıp roller alıyordum ama sezgilerimle, el yordamıyla hareket ediyordum. Devekuşu Kabare'de bu işi üstadların yanında daha iyi kavrayarak ve daha bilinçli olarak yapmaya başladım. Kabareyi herhangi bir komedi tiyatrosundan ayıran hiciv çizgisinin farkına tam manasıyla, Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda vardım. Bu tiyatroda şakanın büyük bir ciddiyet içinde yapıldığını gördüm. Güldürüde zamanlamanın ne kadar önemli olduğunu, tipten tipe geçerken nelere dikkat etmem gerektiğini burada öğrendim. Kabarenin en temel görevinin eğlendirerek uyarmak olduğunu, toplumsal sorunların üzerine gittiğini, hicvin bu sorunların bağrında yatan çelişkilerden çıkarıldığını fark ettim. Tabi Devekuşu Kabare gerçeğinin temelinde, Türkiye'ye kabareyi ilk tanıtan ve benimseten Haldun Taner'in usta kalemiyle yazdığı oyunların olduğunu belirtmek gerekir"
    Kabare alanında edindiği tecrübelerle 2001'de Kabare Dev Aynası'nı kuran Erdoğan, "Yazıp yönettiğim İlişkime İlişme, Sansasyonun Kadar Konuş, Tıpkısının Aynası oyunlarıyla bu sanat dalına sahip çıkmaya ve yaşatmaya çalışıyorum. Yorgun bedenleri gevşetip rahatlamaya ve sadece kitleleri oyalayıp eğlendirmeye devam eden akide şekeri tadında güldürülerin tercih edildiği günümüzde bir hiciv tiyatrosunu benimsetmek zor. Fakat bu zorluğun üstesinden gelmek zorundayız!” diyor.

    Kabare Türkiye'ye için bir yenilikti
    Tiyatro oyuncusu Nezih Tuncay ise Haldun Taner'in Kurduğu Devekuşu Kabaresi'nin 1967 yılında Türkiye'de ilk oyununu oynadığı zaman çok beğenildiğini söylüyor. Tuncay şöyle devam ediyor:
    "Kabare Türkiye için yeni bir soluktu, Türkiye'nin bilmediği bir türdü. Hatta videonun Türkiye'ye yeni girdiği dönemde oyunların kasetleri çıktı ve kapış kapış tüketildi. En ilginç olanı ise ses kasetlerinin çok satmasıydı. Devekuşu Kabare dönemin sorunlarını hicvediyordu. Sağlıktan siyasete, trafikten eğitime birçok konu Devekuşu'nun malzemesiydi. Bir oyunumuza Kenan Evren gelecekti ve biz oyun içinde geçen küfürleri kaldırma kararı aldık. Ancak oyunun finalinde Metin Akpınar bu karara uymadı ve bir küfür patlattı, biz Kenan Evren'e baktık neyse ki O da kahkahalarla gülüyordu. Kabare tutunca Devekuşu'nun haricinde yeni gruplar kuruldu. 70'li ve 80'li yıllar kabarenin en parlak dönemi oldu. Devekuşu Kabare 1988 yılında 'Deliler' oyunu ile kapandı. Tabi bu dönemin ardından Türk Tiyatrosu yeni bir akım ile karşı karşıyaydı: 'Epik Tiyatro'. Bu dönemden sonra kabare oynayan tiyatrolar oldu, Levent Kırca, Ferhan Şensoy, Ali Erdoğan gibi.."

    Fransa’da doğdu
    Yazar Kandemir Konduk da Kabare Tiyatrosu'nun Fransa'da doğduğunu belirterek, "Türkiye ilk kez 1967’de kurulan Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nun oynadığı 'Vatan Kurtaran Şaban'la kabare tiyatrosu ile tanıştı. Kabare; daha çok güncel politik konuları toplumsal ve kültürel yaşamdaki yozlaşmayı, hicveden iğneleyici bir dille eleştiren bir tiyatro türü. Güldürürken düşündüren bir tarzı var. Günümüz gençliği ise kolay tüketilen espri, skeç, talk şov türlerine rağbet ediyor. Bu, 80 sonrası kuşağın genel özelliklerinden” dedi.

    Kabare güldürürken düşündürür
    Kabare Tiyatrosu Fransa'da doğdu. Türkiye ilk kez 1967'de Haldun Taner tarafından kurulan Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nun oynadığı 'Vatan Kurtaran Şaban'la kabare tiyatrosu ile tanıştı. Kabare; daha çok güncel politik konuları, toplumsal ve kültürel yaşamdaki yozlaşmayı hicveden, iğneleyici bir dille eleştiren bir tiyatro türü. Güldürürken düşündüren bir tarzı var. Oysa günümüz gençliği daha çok içi boş, anlık kolay tüketilen espri, skeç, talk şov türlerine rağbet ediyor. Bunu, özellikle 80 sonrası kuşağın genel bir özelliği olarak yorumlayabiliriz.
    Kandemir Konduk (Yazar)

    Kabare yeni bir soluk getirdi
    Kabare, Türkiye için yeni bir soluktu, Türkiye'nin bilmediği bir türdü. Hatta videonun Türkiye'ye yeni girdiği dönemde oyunların kasetleri çıktı ve kapış kapış tüketildi. Devekuşu Kabare dönemin sorunlarını hicvediyordu. Sağlıktan siyasete, trafikten eğitime birçok konu Devekuşu'nun malzemesiydi. Kabare tutunca Devekuşu'nun haricinde yeni gruplar kuruldu. 70'li ve 80'li yıllar kabarenin en parlak dönemi oldu. Devekuşu Kabare 1988'de 'Deliler' oyunu ile kapandı. Bu dönemin ardından Türk Tiyatrosu yeni bir akım ile karşı karşıyaydı: 'Epik Tiyatro'. Bu dönemden sonra kabare oynayan tiyatrolar oldu, Levent Kırca, Ferhan Şensoy, Ali Erdoğan gibi.."
    Nezih Tuncay (Tiyatro oyuncusu)

    Yaşasın kabare
    Kabare tarzında daha önceden de skeç yazıp roller alıyordum ama sezgilerimle, el yordamıyla hareket ediyordum. Devekuşu Kabare'de bu işi üstadların yanında daha iyi kavrayarak ve daha bilinçli olarak yapmaya başladım. Kabareyi herhangi bir komedi tiyatrosundan ayıran hiciv çizgisinin farkına tam manasıyla, Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda vardım. Güldürüde zamanlamanın ne kadar önemli olduğunu, tipten tipe geçerken nelere dikkat etmem gerektiğini burada öğrendim. Kabarenin en temel görevinin eğlendirerek uyarmak olduğunu, toplumsal sorunların üzerine gittiğini, hicvin bu sorunların bağrında yatan çelişkilerden çıkarıldığını fark ettim.
    Ali Erdoğan (Yazar-tiyatro oyuncusu)
     
  •  

    Kabare Dev Aynası !!! .

     

    Webmaster: Kenan Halis
    sponsored by
    www.tiyatrodunyasi.com